Atatürk’ün Gördüğü Rüyalar: Ölüm ve Kaderin Habercileri
Atatürk, annesi Zübeyde Hanım’ın ölümünü, yaveri Salih Bozok’un intihar girişimini ve kendi ölümünü rüyalarında gördü. Bu rüyalar, tarihsel olaylarla birebir örtüşerek “gerçekleşen rüyalar” arasında yer aldı.
Atatürk’ün Gördüğü Rüyalar: Ölüm ve Kaderin Habercileri
BİLGE TABİRCİ / ANKARA
Annesi Zübeyde Hanım’ın Vefatını Önceden Görmesi
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, hayatı boyunca zaman zaman gördüğü rüyaları yakın çevresine aktarmış, bazı rüyalar ise ilerleyen günlerde acı gerçeklere dönüşmüştü. Bunlardan ilki, annesi Zübeyde Hanım’ın vefatına dair gördüğü rüyaydı.
Atatürk, bir sabah endişeyle uyanarak gördüğü rüyayı şöyle anlatmıştı: “Arazide dolaşıyoruz. Her taraf yemyeşil, çayır çimen. Birden bire bir sel geliyor, annemi alıp götürüyor.” Bu rüyadan kısa bir süre sonra, yaveri Salih Bozok’tan gelen şifreli telgraf acı haberi doğruladı. Telgrafı eline alan Atatürk, şifreyi çözmeden “Annem öldü değil mi?” diyerek gerçeği hissetmişti.
Salih Bozok’un Akıbetini Gösteren Rüya
Atatürk’ün hayatındaki en önemli isimlerden biri de sadık yaveri Salih Bozok’tu. Atatürk, sağlığında Bozok ile ilgili bir rüyasını ona bizzat anlattı. Rüyasında büyük bir otelin salonunda oturuyorlardı. Yanında Salih Bozok bulunuyordu. Salonun bir köşesinde bilardo masası vardı. O sırada içeri iri yarı otuz kadar adam girdi. İçlerinden biri, bilardo ıstakasıyla oturan bir kişiye saldırdı. Ardından Atatürk ve Bozok’a yöneldi, tabancasını çıkararak ikisine de ateş etti. Daha sonra onlara “Kalkın dans edelim” dedi ve ikisi de mecburen ayağa kalktı.
Atatürk’ün bu tuhaf rüyası, ilerleyen yıllarda acı bir gerçekle örtüştü. Atatürk’ün ölümünden hemen sonra Salih Bozok tabancasıyla intihar girişiminde bulundu. Ağır yaralanan Bozok, doktorların müdahalesiyle kurtuldu. Böylece rüyanın sembolik işareti, ölüm ve kurtuluş arasında gerçekleşmiş oldu.
Atatürk’ün Son Rüyası
1938 yılının sonbaharında ağır hastalığı ilerleyen Atatürk, 26 Eylül gecesi ilk komasını atlattı. Ertesi sabah çevresine gördüğü rüyayı anlattı: “Demek ölüm böyle olacak. Salih’e söyle, ikimiz de kuyuya düştük, fakat o kurtuldu.”
Bu rüyada Atatürk, “kuyuya düşme” sembolü ile kendi ölümünü işaret etmişti. Nitekim 10 Kasım 1938’de Atatürk vefat etti. Aynı gün derin üzüntüye kapılan Salih Bozok, intihar girişiminde bulundu fakat hayata döndürüldü. Böylece Atatürk’ün “o kurtuldu” sözleri de gerçekleşmiş oldu.
Tarihin Tanıklığında Rüyalar
Atatürk’ün hayatındaki bu üç önemli rüya, onun manevi yönünü ortaya koyduğu kadar, tarihsel gerçeklerle de kesişti. Annesinin vefatını, yakın dostunun kaderini ve kendi ölümünü rüyalarında görmesi, bu olayları hatıralarında özel bir yere taşıdı.
Tarihçiler, Atatürk’ün rüyalarının yalnızca kişisel sezgiler değil, aynı zamanda yaşadığı yoğun stres ve dönemin ağır şartlarının bilinçaltına yansımaları olduğunu değerlendiriyor. Yine de bu rüyalar, Atatürk’ün hayatına ve çevresine dair en çarpıcı anlatılar arasında yerini aldı.
Her rüya, sahibinin kalbi kadar eşsizdir; yorumu da öyle olmalıdır.
Gerçek anlamı keşfetmek için rüyanızı Bilge Tabirci’ye yorumlatın.
Ne düşünüyorsun?
Harika
0
Kötü
0
Sevdim
0
Komik
0
Şaşırdım
0
Üzücü
0
Kızdım
0
Yorumlar (0)